Sivas Zara Ütük Köyü Derneği - Bünyamin İLTER
 

               Dernek Adresi :        Aksaray  İmam  Murat  Sokak   No 8/2    D.4       Fatih / İstanbul        Tel : 0212 635 57 47                  Güncelleme : 08.12.2008   

  Ana Sayfa

  Dernek Tüzüğü

  Dernek Faaliyetler

  Dernek Yönetim Kurulu

  Dernek Üyeleri

  Dernek Haberleri

KÖYÜMÜZ

  Köy resimleri

  Nostalji Resimleri

  Soy Ağaçları

  Soy Ağaçları

  Haritaları

  Tarihi

  Konumu

  İklim ve Bitki Örtüsü

  Nüfusu

  Geçim Kaynakları

  Eğtim Durumu

  Yemekleri

  Oyunları

  Muhtarlarımız

  Sizden gelenler

  Videolar

  İlginç Anılar

  Yöresel Sözcükler

  Deyimler ve Özlü sözler

  Firmalar

  Unutmadıklarımız

ÖNEMLİ LİNKLER

  Sivas Valiliği

  Zara Kaymakamlığı

  Zara Belediyesi

  Sivas Bilgi Bankası

  Zara Haber

  utukkoyu.tr.gg

Sivas  Zara  Ütük  Köyü  Derneği  Sitesine Hoş Geldiniz.                     Daha iyi ve güzele hep birlikte . . .                                                                                  Her türlü iletişim için    "bilter58@hotmail.com"  adreslerinden  ulaşabilirsiniz.

©   Bünyamin İLTER  

 

  Halis Dayının GRAMOFON'u

  Faydalı Proğramlar

  Evlenen ve yeni doğanlar

  Sivas Halk Oyunları mp3

 

K o n u k  D e f t e r i
O k u y a l ı m
 Ben de Yazayım

bilter@zarautuk.com

bilter58@hotmail.com

 

 

 

Köyümüz ve çevresinde kullanılan Yöresel sözcükler :

 

     Aba: Anne

     Acuze: Kavgacı, geçimsiz

     Ağartı: Süt ve sütten yapılan mamullere verilen genel ad

     Ahbun: Hayvan gübresi

     Anadot: Ekin destelerini kaldırmaya yarayan üç çatallı ziraat aleti

     Aşurma: İçerisinde genellikle süt kaynatılan orta büyüklükte kazan

     Ayam: Genel anlamda hava, havanın iyi veya kötü oluşunda kullanılır

     Aydın gülü: Ayçiçeği

     Badiç: Buğday tarlalarında kendiliğinden yetişen bir tür yabani bakla

     Beslek: Kadın hizmetçi

     Bibi: Babanın kız kardeşi (özellikle köylerde kullanılır)

     Bıldır: Bir önceki yıl

     Böğrülce: Taze fasulye

     Börge: Kar başlığı, bere

     Buymak: Çok üşümek

     Caa: Evlerde banyo yapılan yer, çimecek

     Cavramak: Yalvarmak

     Cecim: İnce dokunmuş küçük kilim

     Cicik: Anne ve hayvan memesi

     Cıbıl: Parasız, fakir

     Cırcır: Fermuar

     Cünüt: Islak, nemli (Toprak için kullanılır)

     Çalhama: Ayran

     Çec:Malamadan, rüzgârla veya savrum makinasıyla aynlan tahıl yığını

     Çepellik: Havanın yağışlı ve nemli Olması

     Çıhı: Küçük bohça

     Çorlu: Zayıf, çelimsiz çocuk

     Divep : Memleket, diyar (öz köylerinde kullanılır)

     Düğcek: Bulgur çekilirken kendiliğinden oluşan ince bulgur

     Düremeç: Peynir, kıyma v.s.nin ekmek arasına konulup dürülmesi

     Eğeş: Hamur teknesini kazımak için üçgen şeklinde saplı demir

     Gereme: Kucak dolusu

     Germicek: El değirmenlerinde taşlann arasına konan ortası delik tahta

     Gıngıl: Su testisi

     Gicişmek: Vücudun herhangi bir yerinde kaşıntı oluşması

     Gödük: Tahıl ölçmeye yarayan ölçü kabı

     Gözer: İri gözenekli kalbur

     Ekis: Sitem

    Eme: Babanın kız kardeşi

     Emmi: Babanın erkek kardeşi

     Emaçer: İyice, güzelce

     Fenikmek: Nefesi tükenmek, halsizleşmek

     Follamak: Darbe sonucu vücutta şişlik oluşması

     Hacat: Alet, edevat

     Hahut:Bozuk, işe yaramaz

     Handabaş: Kendi başına buyruk, kimsenin sözünü dilemeyen

     Hayiplenmek: Şımarmak

     Haza: İyi, mükemmel

     Hecin: İri yarı

     Helki: Su çekmeye yarayan kova

     Him: Binalann temeli

     Horanta: Ev ahalisi, çoluk-çocuk

     Hulig: Zor işiten, sağır

     Hurç: Hayvan sırtında eşya taşımaya yarayan iki gözlü büyük heybe

    İşlik: Gömlek

     Kaliç: Orak (öz köylerinde kullanılır)

     Kelete: Miktar olarak küçüklük ifadesi, az miktarda öğütülen un

     Kero: Eşek

     Keş: Çökelek kurusu

     Kıpçınmak: Herhangi bir şeyi ele geçirmek için çaba göstermek

     Kizııi: Aç gözlü

     Körmen: Pancar çorbasına soharıç yapmak için kullanılan otsu bitki

     Lağviyet: Alay etme

     Lekez: Cimri

     Loğuzlamak: Gönlünü almak

     Malama: Dövenle sürülmüş sapın tahıl ve samandan aynlmamış hali

     Maraz: Hastalık, dert

     Mengür: Hayvanları kürüne bağlamaya yarayan u şeklindeki ağaç

     Mıh : Çivi

     Mırıh: Döven sürerken veya tığ savururken malamadan çıkan ince toz

     Modul: öğenderenin ucuna çakılan çivi

     Mozu: Oyun bozan, rakip

     Niza: Kavga

     Öğendere: Hayvanları sürmeye yarayan bir ucu çivili uzun değnek

     Pahıl: Başkasını çekemeyen, kıskanç

     Pehli: Soğanla yapılan bir çeşit et yemeği

     Pelver: Salça

     Pırtı: Basma, pazen, bez gibi manifatura çeşidinin genel adı

     Puharik: Evlerde ocak bacası

     Pürçekli: Havuç

     Sahoğul: Karamuk çalısından yapılan bir tür süpürge

     Sambağı: Keçi kılından yapılmış hayvanları bağlamaya yarayan ip

     Samu:  Öküzleri arabaya koşmaya yarayan ağaçtan yapılmış zelve

     Seklem: İçerisine genellikle un, bulgur konulan küçük çuval

     Sepmek: Bulaşmak

     Sergen: Sapın dövenlenmek üzere harmana serilmesi

     Seyip: Başı boş

     Sitil: Genellikle içerisine yoğurt çalınan bakraç

     Soharıç: Çeşitli yemeklere konan yağda kızarmış, doğranmış soğan

     Sümsük: Yumruk

     Şekva: Şikayet

     Şeremet: Hızlı, çabuk

     Şirnimek: Şımarmak, haddini bilmemek

     Tığ: Sivri tepe şeklinde yığılmış malama

     Yağarnı: Vücudun sırt kısmı

     Yarenlik: Şaka

     Yarlık: Önlük

     Zelve: öküzleri boyunduruğa bağlamaya yarayan "s" şeklindeki demir

     Zemek: Öğenderenin ucuna takılan üçgene benzeyen demir parçası

     Zuval: Kızılcık