Sivas Zara Ütük Köyü Derneği - Bünyamin İLTER

                                     Dernek Adresi :        Aksaray  İmam  Murat  Sokak   No 8/2    D.4       Fatih / İstanbul        Tel : 0212 635 57 47                  Güncelleme : 08.11.2011     

Ana Sayfa

 

DERNEK

     *Tüzüğü

     *Çalışmaları

     *Yömetim Kurulu

     *Üyeleri

     *Haberleri

 

KÖYÜMÜZ

     *Köy Resimleri

     *Nostalji Resimler

     *Sülaleler

     *Soy Ağaçları

     *Haritaları

     *Tarihi

     *Konumu

     *İklim-Bitki Örtüsü

     *Nüfusu

     *Geçim Kaynakları

     *Eğtim Durumu

     *Yemekleri

     *Oyunları

     *Muhtarlarımız

     *Sizden Gelenler

     *Videolar

     *Yöresel Sözcükler

     *Deyimler-Özlü Sözler

     *Firmalar

     *Unutmadıklarımız

 

ŞAİRLERİMİZ

     *Halil Topçu

     *Mertcan Yalçınkaya

     *Betül Coşkun

     *Pembe Kızık

 

ÖNEMLİ LİNKLER

     *Sivas Valiliği

     *Zara Kaymakamlığı

     *Zara Belediyesi

     *Sivas Bilgi Bankası

     *Zara Haber

 

© Bünyamin İLTER 09.01.2008   

 

 

Halis Dayının Gramofonu

 

Sivas Halk Oyunları

 

 

 

 

 

K o n u k  D e f t e r i
O k u y a l ı m
 Ben de Yazayım

 

İletişim:

bilter@zarautuk.com

bilter58@hotmail.com

 

 

Sivas  Zara  Ütük  Köyü  Derneği  Sitesine Hoş Geldiniz.                     Daha iyi ve güzele hep birlikte . . .                                                                                  Her türlü iletişim için    "bilter58@hotmail.com"  adreslerinden  ulaşabilirsiniz.
Köyümüz ve çevresinde kullanılan Yöresel sözcükler :

 

     Aba: Anne

     Acuze: Kavgacı, geçimsiz

     Ağartı: Süt ve sütten yapılan mamullere verilen genel ad

     Ahbun: Hayvan gübresi

     Anadot: Ekin destelerini kaldırmaya yarayan üç çatallı ziraat aleti

     Aşurma: İçerisinde genellikle süt kaynatılan orta büyüklükte kazan

     Ayam: Genel anlamda hava, havanın iyi veya kötü oluşunda kullanılır

     Aydın gülü: Ayçiçeği

     Badiç: Buğday tarlalarında kendiliğinden yetişen bir tür yabani bakla

     Beslek: Kadın hizmetçi

     Bibi: Babanın kız kardeşi (özellikle köylerde kullanılır)

     Bıldır: Bir önceki yıl

     Böğrülce: Taze fasulye

     Börge: Kar başlığı, bere

     Buymak: Çok üşümek

     Caa: Evlerde banyo yapılan yer, çimecek

     Cavramak: Yalvarmak

     Cecim: İnce dokunmuş küçük kilim

     Cicik: Anne ve hayvan memesi

     Cıbıl: Parasız, fakir

     Cırcır: Fermuar

     Cünüt: Islak, nemli (Toprak için kullanılır)

     Çalhama: Ayran

     Çec:Malamadan, rüzgârla veya savrum makinasıyla aynlan tahıl yığını

     Çepellik: Havanın yağışlı ve nemli Olması

     Çıhı: Küçük bohça

     Çorlu: Zayıf, çelimsiz çocuk

     Divep : Memleket, diyar (öz köylerinde kullanılır)

     Düğcek: Bulgur çekilirken kendiliğinden oluşan ince bulgur

     Düremeç: Peynir, kıyma v.s.nin ekmek arasına konulup dürülmesi

     Eğeş: Hamur teknesini kazımak için üçgen şeklinde saplı demir

     Gereme: Kucak dolusu

     Germicek: El değirmenlerinde taşlann arasına konan ortası delik tahta

     Gıngıl: Su testisi

     Gicişmek: Vücudun herhangi bir yerinde kaşıntı oluşması

     Gödük: Tahıl ölçmeye yarayan ölçü kabı

     Gözer: İri gözenekli kalbur

     Ekis: Sitem

    Eme: Babanın kız kardeşi

     Emmi: Babanın erkek kardeşi

     Emaçer: İyice, güzelce

     Fenikmek: Nefesi tükenmek, halsizleşmek

     Follamak: Darbe sonucu vücutta şişlik oluşması

     Hacat: Alet, edevat

     Hahut:Bozuk, işe yaramaz

     Handabaş: Kendi başına buyruk, kimsenin sözünü dilemeyen

     Hayiplenmek: Şımarmak

     Haza: İyi, mükemmel

     Hecin: İri yarı

     Helki: Su çekmeye yarayan kova

     Him: Binalann temeli

     Horanta: Ev ahalisi, çoluk-çocuk

     Hulig: Zor işiten, sağır

     Hurç: Hayvan sırtında eşya taşımaya yarayan iki gözlü büyük heybe

    İşlik: Gömlek

     Kaliç: Orak (öz köylerinde kullanılır)

     Kelete: Miktar olarak küçüklük ifadesi, az miktarda öğütülen un

     Kero: Eşek

     Keş: Çökelek kurusu

     Kıpçınmak: Herhangi bir şeyi ele geçirmek için çaba göstermek

     Kizııi: Aç gözlü

     Körmen: Pancar çorbasına soharıç yapmak için kullanılan otsu bitki

     Lağviyet: Alay etme

     Lekez: Cimri

     Loğuzlamak: Gönlünü almak

     Malama: Dövenle sürülmüş sapın tahıl ve samandan aynlmamış hali

     Maraz: Hastalık, dert

     Mengür: Hayvanları kürüne bağlamaya yarayan u şeklindeki ağaç

     Mıh : Çivi

     Mırıh: Döven sürerken veya tığ savururken malamadan çıkan ince toz

     Modul: öğenderenin ucuna çakılan çivi

     Mozu: Oyun bozan, rakip

     Niza: Kavga

     Öğendere: Hayvanları sürmeye yarayan bir ucu çivili uzun değnek

     Pahıl: Başkasını çekemeyen, kıskanç

     Pehli: Soğanla yapılan bir çeşit et yemeği

     Pelver: Salça

     Pırtı: Basma, pazen, bez gibi manifatura çeşidinin genel adı

     Puharik: Evlerde ocak bacası

     Pürçekli: Havuç

     Sahoğul: Karamuk çalısından yapılan bir tür süpürge

     Sambağı: Keçi kılından yapılmış hayvanları bağlamaya yarayan ip

     Samu:  Öküzleri arabaya koşmaya yarayan ağaçtan yapılmış zelve

     Seklem: İçerisine genellikle un, bulgur konulan küçük çuval

     Sepmek: Bulaşmak

     Sergen: Sapın dövenlenmek üzere harmana serilmesi

     Seyip: Başı boş

     Sitil: Genellikle içerisine yoğurt çalınan bakraç

     Soharıç: Çeşitli yemeklere konan yağda kızarmış, doğranmış soğan

     Sümsük: Yumruk

     Şekva: Şikayet

     Şeremet: Hızlı, çabuk

     Şirnimek: Şımarmak, haddini bilmemek

     Tığ: Sivri tepe şeklinde yığılmış malama

     Yağarnı: Vücudun sırt kısmı

     Yarenlik: Şaka

     Yarlık: Önlük

     Zelve: öküzleri boyunduruğa bağlamaya yarayan "s" şeklindeki demir

     Zemek: Öğenderenin ucuna takılan üçgene benzeyen demir parçası

     Zuval: Kızılcık