Deyimler:
Avcının boş
iti gibi dolaşmak: Aylak aylak gezmek
Aşığı şek
gelmek: İşi rast gelmek, şansı yaver gitmek
Başını
bağlamak: Evlendirmek
Başının etini
yemek: Birine isteğini sık sık tekrarlamak
Bir gövdenin
bir çıbanı olmak: Ailenin tek evladı olmak
Deli koyuna
dönmek: Üzüntüsünden şaşırmak
Dereyi geçip
harkta boğulmak: Zor işi yapıp kolay işte bocalamak
Dövülecek
yarması olmak: Birisine işi düşmek
Ekmeğinin
tuzu olmamak: İyilik ettiği halde taktir edilmemek
El atmak:
Yardım etmek
Eleyip
evsemek: Çok ayrıntılı incelemek
Eteklerinen
para dökmek: Bir iş için çok para harcamak
Ezeleri
Eprimek: Tüyleri diken diken olmak, etkilenmek
Ficceten
yüreği yarılmak: Beklenmedik bir haber, olay sonucu ölmek
Gözü içinde
olmak: Bir başkasının malında gözü olmak
Hoşgişi
yanaşmak: Birinin ağzından laf almak amacıyla iltifat etmek
İki arada bir
derede kalmak: Bir başkasına yaranamamak
İki köyü bir
eşeğe bindirmek: Çok kurnaz olmak
İmanı
gevremek: Bir iş yaparken çok zorlanmak, yorulmak
Karalısı
gelmek: Gurbette ölen birinin ölüm haberinin gelmesi
Kağnısı
gıcılıyanın kağnısına binmek: Güçlünün tarafında olmak
Kelle gönünü
tuzlamak: ölmek
Kepeği
tükenmek: ölmek
Kokmuş
sularla içilmek: Çok uyumlu bir kişiliği olmak
Kuru çul
üzerine oturmak: Servetini yitirmek, iflas etmek
Mırızgı düşük
olmak: Keyfi yerinde olmamak, üzgün görünmek
Peran peran
olmak: Parça parça olmak, (göç anlamında) dağılmak
Selintisi
Bağdat'tan gelmek: Maddi, manevi güçlükle karşılaşmak
Tilki
uykusuna yatmak: Uyanık bir şekilde uyumak, çabuk uyanmak
Yüreği
tükenmek: Bir hususu belirtmede güçlük çekmek, yorulmak
Özlü Sözler
Adamın yere
bakanından, suyun yavaş akanından kork
Ağanın malı
gider, hızmekkerin canı gider
Ağar ol ki
batman gelesin
Akılsız baş,
neylesin tıraş
Anası ne ki
danası ne ola
Asil azmaz bal
kokmaz
Aslını inkar
eden haramzadedir
Aşık oynamadaki
maksat utmaktır
Atın yerine eşek
bağlanmaz
Besle kargayı
oysun gözünü
Bizim oğlan herk
eder, öğle ekmeğini yer gider
Bu kar yağdı ki
hem el üşüye, hem ayak üşüye
Canı yanan eşek,
attan yüğrük olur
Çobanın gönlü
olursa tekeden köremez çıkarır
Çoban yedi
koyuna, oğlan yedi oyuna gitti
Çok söyleme
arsız edersin, aç bırakma hırsız edersin
Dilim seni dilim
dilim dileyim, ne gelirse başıma senden bileyim
Dökeceksin ki
toplayasın
El atına binen
köy ortasında geri iner
El eli yıkar; el
de döner yüzü yıkar
El elin eşeğini
türkü çağırarak arar
El okunda o
köpünde
El öpmekle ağız
kirlenmez
Emsali ile
uçmayan kuşun sesi havadan gelir
Evden yetişen
tosuna tosuncuk derler
Evini tavuk
eşiyor, çalımı dağdan aşıyor
Gavurun ekmeğini
yiyen gavurun kılıcını çalar
Gurkun cücüğünü
güzün sayarlar
Harmana giren
porsuk dirgene katlanır
İneğim öldü
habım kesildi
İt yatağında
ekmek ufağı ne gezer
İte
dalaşmaktansa, çahyı dolaşmak daha evladır
İtinen(it ile)
çuvala girilmez
Kanı kanla
yumaz, su ile yurlar
Karganın cücüğü
karganın gözüne hoş görünür
Kavurganın
yananı sıçrar
Keçinin uyuzu
pınarın gözünden su içer
Kendi başını
bağlayamaz, gelin evine gelin başı bağlamaya gider
Kırk gün kar
yağar, bir gün av olur
Koçluk kuzu
kaçağından belli olur
Kork abrulun
beşinden, kömüşü ayınr eşinden
Mal canın
yongasıdır
Öküzüm büyük
olsun da çekmezse çekmesin
Ölme eşeğim
ölme, yaz gelince yonca biçerim
Ot, kök üstünde
biter
Otu çeker,
köküne bakarlar
Pişiğin pisliği
eme yaramış, onu da eşmiş gömmüş
Saçacaksın ki
toplayasın
Sinek mundar
değil, miğde bulandınr
Sıçandan çıkan
kendir keser
Taş attın da
kolun mu yoruldu?
Tırnağın varsa
başını kaşı
Ucuz etin
yahnisi yenmez
Yağmur yağdı
yarıklar kapandı
Yazın yayla ile
oba; kışın oda ile soba
Yel esti ceviz
döküldü
Yel vursun
kokusu gelsin
Yemeyenin malını
it, yakasını bit yer
Yiğidim yiğit
olsun, durağı çalı dibi olsun